(SİSTEME KAYIT OL, BU DERSİN VİDEOSUNU İZLE.)
ı
MAY / MIGHT / COULD
(EXPRESSING POSSIBILITY / PROBABILITY)
May, might ve could (-ebilir / -abilir) temel olarak olasılık / ihtimal ifade etmek için kullanılır. May ve might arasında bir fark yoktur. Could, may ve might’a göre daha zayıf bir olasılığı ifade eder. Ancak, bu fark her zaman çok katı değildir ve günlük kullanımda birbirlerinin yerine geçebilirler.
I
Can ihtimal ifade etmek için kullanılmaz. Bu bakımdan bu üç modal’dan ayrılır.
I
Positive sentences (Olumlu cümleler)
I
Cümle özneyle başlar. Ardından may / might / could ve fiil (V1) gelir. Nesne ve zaman zarfı sonda yer alabilir.
|
Subject may / might / could V1 object time expression |
- The project may succeed if all team members contribute their best efforts.
(Proje, tüm ekip üyeleri ellerinden gelen katkıyı sağlarsa başarılı olabilir.)
- The new policy may improve the company's overall efficiency.
(Yeni politika, şirketin toplam verimliliğini artırabilir.)
- We might encounter unexpected challenges during the implementation phase of the plan.
(Planın uygulama aşamasında beklenmedik zorluklarla karşılaşabiliriz.)
- She might decide to pursue a different career path after graduation.
(Mezuniyetten sonra farklı bir kariyer yolu izlemeye karar verebilir.)
- There might be a delay in the delivery due to unforeseen circumstances.
(Öngörülemeyen durumlar nedeniyle teslimatta bir gecikme olabilir.)
- It could rain later, so bring an umbrella.
(Daha sonra yağmur yağabilir, bu yüzden şemsiye getirin.)
- She could be the one who left the message.
(Mesajı bırakan o olabilir.)
- We could visit the museum this weekend if we have time.
(Bu hafta sonu vaktimiz olursa müzeyi ziyaret edebiliriz.)
- They could arrive any minute now.
(Her an gelebilirler.)
- The answer could be in the textbook.
(Cevap ders kitabında olabilir.)
- He could become a great artist one day.
(Bir gün büyük bir sanatçı olabilir.)
- This route could be faster than the usual one.
(Bu rota, her zamanki rotadan daha hızlı olabilir.)
- We could meet at the park after school.
(Okuldan sonra parkta buluşabiliriz.)
- The project could take longer than we expect.
(Proje beklediğimizden daha uzun sürebilir.)
Negative sentences (Olumsuz cümleler)
Cümleyi olumsuz yapmak için may / might’tan sonra not getirilir. Bu bağlamda could olumsuz olduğunda daha sonra göreceğimiz gibi ihtimal derecesi bakımından may / might’tan ayrılır.
|
Subject may / might not V1 object time expression |
- It's not very cold. It may / might not snow today.
(Çok soğuk değil. Bugün kar yağmayabilir.)
- They may / might not be at home.
(Evde olmayabilirler.)
- That might not be a bad idea, might it?
(Bu kötü bir fikir olmayabilir, değil mi?)
- Our guests may / might not like spicy food.
(Misafirlerimiz baharatlı yemek sevmeyebilir.)
- He mightn't have time to help us.
(Bize yardım edecek zamanı olmayabilir.)
- We may not win a single game.
(Tek bir oyun bile kazanamayabiliriz.)
- It may not be as hard as you think.
(Sandığın kadar zor olmayabilir.)
- They might not have a holiday this year.
(Bu yıl tatil yapmayabilirler.)
- They may not like your decision.
(Kararınızdan hoşlanmayabilirler.)
- She may not accept your marriage proposal.
(Evlenme teklifini kabul etmeyebilir.)
- Our clients might not accept our conditions.
(Müşterilerimiz koşullarımızı kabul etmeyebilir.)
- I think there might not be any trains today, so I’m going by bus.
(Sanırım bugün tren olmayabilir, bu yüzden otobüsle gidiyorum.)
Yes / No questions (Cevabı evet / hayır türünden sorular)
Cevabı evet / hayır türünden sorular May / Might ile başlar. Ardından özne, fiil (infinitive), nesne ve zaman ifadesi gelir.
|
May / Might subject V1 object time expression? Yes / No… |
- Might we win the match?
(Bu maçı kazanabilir miyiz?)
- Might we make the world a better place?
(Dünyayı daha iyi bir yer yapabilir miyiz?)
- Might I have a word with you?
(Sizinle biraz konuşabilir miyim?)
- May we finish the project on time?
(Projeyi zamanında bitirebilir miyiz?)
- Might he attend the meeting tomorrow?
(O yarınki toplantıya katılabilir mi?)
- May she borrow your book for the weekend?
(O, hafta sonu için kitabını ödünç alabilir mi?)
- Might they visit us during the holiday?
(Onlar tatil sırasında bizi ziyaret edebilir mi?)
- May I join the discussion?
(Tartışmaya katılabilir miyim?)
- Might we find a solution to this problem?
(Bu soruna bir çözüm bulabilir miyiz?)
- May you help me with my homework?
(Bana ödevimde yardım edebilir misin?)
- Might it rain later today?
(Bugün daha sonra yağmur yağabilir mi?)
- May I have another piece of cake?
(Bir parça daha kek alabilir miyim?)
- Might we see the northern lights tonight?
(Bu gece kuzey ışıklarını görebilir miyiz?)
Questions with a question word (Soru kelimeli sorular)
Soru kelimeli sorular soru kelimesiyle başlar. Ardından may / might gelir. Sonra özne ve fiil (V1) yer alır. Cümlenin nesnesi sona gelir.
|
Q.W. may / might subject V1 object? |
- How might we make the world a better place?
(Dünyayı nasıl daha iyi bir yer haline getirebiliriz?)
- What might we expect from the future?
(Gelecekten ne bekleyebiliriz?)
- Who might I share this information with?
(Bu bilgiyi kiminle paylaşabilirim?)
- Where might you go for your next holiday?
(Bir sonraki tatilinizde nereye gidebilirsiniz?)
- How may we reduce pollution in our cities?
(Şehirlerimizde kirliliği nasıl azaltabiliriz?)
- What might we discover in the depths of the ocean?
(Okyanusun derinliklerinde ne keşfedebiliriz?)
- Who may I collaborate with on this project?
(Bu projede kiminle iş birliği yapabilirim?)
- Where might you find the best resources?
(En iyi kaynakları nerede bulabilirsin?)
- Why might we need to change our current strategies?
(Mevcut stratejilerimizi neden değiştirmemiz gerekebilir?)
- How might we improve our community's well-being?
(Toplumumuzun refahını nasıl artırabiliriz?)
- What may he gain from participating in this workshop?
(Bu atölye çalışmasına katılarak ne kazanabilir?)
- Who might my sister consult for expert advice?
(Kız kardeşim uzman tavsiyesi için kime danışabilir?)
Use of MAY / MIGHT
1. Bir eylemin gerçekleşmesinin olasılık dahilinde olduğunu ifade ederken bu üç modal’dan biri kullanılabilir.
Father: Where's your mum?
Jane: I'm not sure. She may / might / could be in the kitchen.
A: Annen nerede?
B: Emin değilim. Mutfakta olabilir.
Yukarıdaki örnekten anlaşılan annenin mutfakta olma olasılığının varlığıdır. Ancak bu kesin değildir. Yani anne mutfakta olmayabilir. Jane annesinin mutfakta olduğunu kesin olarak bilseydi, “She is in the kitchen” cevabını verirdi. Öyleyse kesin olarak bilmediğimiz durumları ve gerçekleşmesi olası eylemleri may / might ve could V1 ile ifade ederiz.
- Mary might visit us tomorrow.
(Mary yarın bizi ziyaret edebilir.)
Yukarıdaki cümleden anlaşılan Mary’nin yarın bizi ziyaret etme ihtimalinin olduğudur. Ancak bu kesin değildir. Bir başka değişle Mary yarın bizi ziyaret etmeyebilir.
- They may come by plane. (= Perhaps they will come by plane.)
(Uçakla gelebilirler.) (= Belki uçakla gelirler.)
- She might be at home. (= Maybe she is at home.)
(Evde olabilir.) (= Belki evdedir.)
- That might be my dad.
(Bu, babam olabilir.)
- It might be true.
(Bu, doğru olabilir.)
- It might be rainy tomorrow.
(Yarın hava yağmurlu olabilir.)
- If we don't hurry, we could be late for the concert.
(Eğer acele etmezsek konsere geç kalabiliriz.)
- You should take your umbrella. It might rain.
(Şemsiyeni yanına almalısın. Yağmur yağabilir.)
- There might be snow tomorrow.
(Yarın kar olabilir.)
- There might / may / could be life forms on other planets.
(Diğer gezegenlerde yaşam formları olabilir.)
- It looks nice, but it might be very expensive.
(Güzel görünüyor, ama çok pahalı olabilir.)
- It’s a big city. You could easily get lost here.
(Burası büyük bir şehir. Burada kolayca kaybolabilirsiniz.)
- You may find it difficult to drive on the left after driving on the right for many years.
(Uzun yıllar sağdan araç kullandıktan sonra soldan araç kullanmakta zorlanabilirsiniz.)
- Sudden changes in voltage may damage many different computer parts.
(Voltajdaki ani değişiklikler bilgisayarın pek çok farklı parçasına zarar verebilir.)
2. Nazik bir şekilde öneride bulunurken may ve might kullanılabilir. May, might’a göre daha az tercih edilir. Could ise çözüm önerisi olarak kullanılır.
- You might call him tomorrow.
(Onu yarın arayabilirsin.)
- You might like to try one of our wonderful desserts.
(Harika tatlılarımızdan birini denemek isteyebilirsiniz.)
- You may want to speak with your teacher about this issue.
(Bu konuyu öğretmeninizle konuşmak isteyebilirsiniz.)
- You may consider taking a break if you're feeling tired.
(Eğer yorgun hissediyorsanız bir mola vermeyi düşünebilirsiniz.)
- You may wish to check the instructions again.
(Talimatları tekrar kontrol etmek isteyebilirsiniz.)
- You may like to try our new coffee blend.
(Yeni kahve karışımımızı denemek isteyebilirsiniz.)
- You could try restarting your computer to fix the problem.
(Sorunu çözmek için bilgisayarınızı yeniden başlatmayı deneyebilirsiniz.)
3. Bir eylemin yapılmasına izin verirken ya da bir eylemi yapmanın ne zaman mümkün olduğunu ifade ederken kullanılırlar.
- You may / could have a short break now.
(Şimdi kısa bir mola verebilirsiniz.)
- You may / could leave the table now.
(Şimdi masadan kalkabilirsin.)
- Our guests may / could use the Turkish bath between 6.00 and 9.00 pm.
(Misafirlerimiz Türk Hamamı'nı öğleden sonra saat 6.00 ile 9.00 arasında kullanabilir.)
4. Bir eylemi yapmak için izin isterken may / might’ın soru şekli kullanılabilir. İzin isterken can ve could da kullanılabilir.
- May I come in?
(İçeri girebilir miyim?)
- May I use your pen?
(Kalemini kullanabilir miyim?)
- May I talk to you for a moment?
(Seninle biraz konuşabilir miyim?)
İzin isterken might kullanımı nadirdir. Sadece resmi durumlarda tercih edilir.
- Might I ask you a question?
(Size bir soru sorabilir miyim?)
- Might I interrupt for a moment?
(Kısa bir süre için sözünüzü kesebilir miyim?)
- Might I suggest an alternative plan?
(Alternatif bir plan önerebilir miyim?)
- May / Can / Could I use your phone?
(Telefonunuzu kullanabilir miyim?)
5. Devrik yapıda dua veya beddua ederken “May” cevabı evet/hayır türünden soru yapısında olduğu gibi kullanılır.
- May God help you.
(Tanrı yardımcın olsun.)
- May you find happiness in every moment!
(Her anında mutluluk bulasın!)
- May your days be filled with joy and laughter!
(Günlerin neşe ve kahkaha ile dolsun!)
- May peace always surround you!
(Huzur her daim seni sarsın!)
- May your dreams come true!
(Hayallerin gerçek olsun!)
- May he suffer the consequences of his actions!
(Yaptıklarının bedelini ödesin!)
- May you never find rest!
(Hiç huzur bulamayasın!)
- May misfortune follow you wherever you go!
(Nereye gidersen git, şanssızlık peşini bırakmasın!)