×
IMPERATIVES & INTERJECTIONS

(SİSTEME KAYIT OL, BU DERSİN VİDEOSUNU İZLE.)

ı

IMPERATIVES 

(EMİR CÜMLELERİ)

 

İngilizcede emir cümleleri doğrudan fiilin birinci haliyle başlar. Ardından varsa nesne getirilir. Emir cümleleri karşımızdaki insan (sen – ikici tekil şahıs) ya da insanlara (siz – ikinci çoğul şahıs) hitaben yapılır.

 

 

 Verb object

 

 

- Come here.

(Buraya gel.)

 

- Listen to me. 

(Beni dinle.)

 

- Tidy your room.

(Odanı topla.)

 

- Be on time.

(Dakik ol.)

 

- Give it to me.

(Onu bana ver.)

 

- Check the tyres before you get into the car. 

(Arabaya binmeden lastikleri kontrol et.)

 

- Read the instructions carefully.

(Talimatları dikkatli bir şekilde oku.)

 

- Shut up.

(Kapa çeneni.)

 

- Go away. I'm busy.

(Git buradan. Meşgulüm.)

 

- Get lost.

(Kaybol.)

 

- Open your books. Page 34.

(Kitaplarınızı açın. Sayfa 34.)

 

- Look out! There's a car coming.

(Dikkat et. Yaklaşmakta olan bir araba var.)

 

- Save the Earth.

(Dünyayı koruyun.)

 

- Switch off the electricity before you leave the classroom.

(Sınıftan ayrılmadan önce elektriği kapatın.)

Olumsuz emir cümleleri ise fiilin önüne don’t getirilerek yapılır.

 

 

 Don’t   verb   object

 

 

- Don’t talk.

(Konuşma)

 

- Don’t forget to bring your dictionaries.

(Sözlüklerinizi getirmeyi unutmayın.)

 

- Don’t be late.

(Geç kalma.)

 

- Don’t do that again.

(Bunu bir daha yapma.)

 

- Don’t make too much noise.

(Bu kadar çok gürültü yapmayın.)

 

- Don’t invite more than twenty-five people.

(Yirmi beş kişiden fazla davet etme.)

 

- Don’t spill the paint on the floor.

(Yere boya sıçratma.)

 

- Don’t interfere in my business.

(İşime karışma.)

 

- Don't make so much fuss.

(Bu kadar telaşe yapma.)

 

- Do not remove this book from the library.

(Bu kitabı kütüphaneden çıkarma.)

 

- Don't forget your key.
(Anahtarını unutma.)

 

POLITE REQUESTS WITH IMPERATIVES

 

Emir cümlelerinin başına ya da sonuna please kelimesini getirerek kibar bir şekilde ricada bulunabilirsiniz.

 

- Please help me.

(Lütfen bana yardım et.)

 

- Close the window, please. It’s cold in here.

(Lütfen pencereyi kapat. İçerisi sıcak.)

 

- Please, try to speak a bit more slowly. I can’t understand you.

(Lütfen biraz daha yavaş konuşmaya çalış.)

 

INTERJECTIONS

(ÜNLEMLER)

 

- Cheers!

(Şerefe!)

 

- What a pity!

(Ne yazık!)

 

- Attention, please!

(Lütfen dikkat!)

 

- Damn!

(Lanet olsun!)

 

- What an amazing house!

(Ne harika bir ev!)

 

- What a beautiful day!

(Ne kadar güzel bir gün!)

 

- What a bad luck!

(Ne kötü şans!)

 

- How sweet!

(Ne kadar tatlı!)

 

- How interesting!

(Ne kadar ilginç!)

 

- How wonderful!

(Ne kadar güzel!)

 

- How strange!

(Ne garip!)

 

- How cute!

(Ne kadar tatlı!)

 

- How exciting!

(Ne kadar heyecan verici!)

 

- Good gracious!

(Aman Tanrım!)

 

- That’s amazing!

(Bu inanılmaz!)

 

- Bless you!

(Çok yaşa!)